PoetryPage 7Issue 1, Border and Water

Vapur Düdüğü

This piece was written in Turkish.

Akşamüstü ağır ağır yanaşıyor iskeleye on dokuz kırk beş vapuru, yorgun bir kuğu gibi; güvertede bir çocuk simidini martılarla bölüşüyor, ben ceketimin cebinde ıslak bir bilet taşıyorum.

Düdük öttüğünde susuyor bütün körfez, çay ocağındaki ihtiyar bile kaşığını bırakıyor; çünkü herkes biliyor bu sesin anlamını: gidenler için bir veda, kalanlar için bir söz.

Işıklar tek tek yanıyor Alsancak’ta, suyun üstünde titreşen sarı bir alfabe; ben o harfleri okumayı öğrendim sonunda, ğ’yi, ş’yi, ı’yı, söylenmemiş bütün sesleri.

Yarın yine geleceğim bu iskeleye, yine aynı bankta, aynı rüzgârda bekleyeceğim; belki bu kez inersin sen de vapurdan, belki bu kez düdük senin adını söyler.